Hemofili Derneğine Bağış Yapın Hemofili Derneğine Üye Olun

Kanama Bozukluklarında Ağız ve Diş Sağlığı

Kanama Bozukluklarında Ağız ve Diş Sağlığı

Tüm dünyayı etkisi altına almış olan koronavirüs salgını öncesinde Türkiye Hemofili Derneğinde gerçekleştirdiğimiz “Geleneksel Aile Buluşmaları”  COVID-19 tedbirleri nedeniyle çevrimiçi olarak, her hafta gerçekleşmeye devam etmektedir. Nisan ayının 8 ve 15’inde gerçekleştirilen 2 toplantının ardından 3.buluşmamız Kanama Bozukluklarında Ağız ve Diş Sağlığı" üzerineydi. Derneğimiz akademik başkan yardımcısı ve İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülsüm Ak’ın konuşmacı olduğu buluşmaya 62 ayrı noktadan izleyiciler katıldı. Gülsüm Ak hocamız konuşmasına mevcut salgın sürecinde İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde ve ülkemizde hizmet veren ağız ve diş sağlığı merkezlerinin çalışma sistemini özetleyerek başladı. Hastalık etkenini taşıyan kişilerden yayılan aerosollerin diş hekimleri ve diğer sağlık çalışanlarına, diğer hastalara virüsü solunum yoluyla bulaştırma tehlikesi nedeniyle tüm diş hekimlerince sadece acil vakaların takip ve tedavilerinin gerçekleştirildiğini belirtti. Acil vaka tanımına uyan (ciddi ağrısı, şişliği ve kanaması bulunan) hastaların tedavilerinin geçici olarak Beyazıt’ta hizmet vermekte olan İÜ Diş Hekimliği Fakültesi’nde iş saatleri arasında gerçekleştirildiğini ekledi.

Solunum yoluyla bulaşan virüslerden korunmak için ağız hijyeninin önemine vurgu yapan Prof. Ak, solunumun ağızda başladığını hatırlatarak doğru bir şekilde ağız hijyeni uygulanması maruz kalınan virüs yükünü azaltarak hastalığa yakalanma riskini düşürebileceğimizi hatırlattı. Acil olmayan durumlar için salgına karşı alınan tedbirlerin azaltılması gerektiğini vurgulayarak yaklaşık 1 aylık süre içerisinde acil olmayan hastalar için de sağlık hizmeti verilebilecek duruma gelinmesini beklediğini söyledi.

Konuşmanın ikinci kısmında maske kullanmanın önemine değinen Gülsüm Ak, günlük rutin işler sırasında 3 katlı maskenin yeterli korumayı sağlayacağı ve hastalığın yayılmasını ciddi oranda azaltacağını söyledi. Maskenin nasıl uygun şekilde takılıp çıkartılacağını, hangi durumlarda değiştirilmesi gerektiğini göstererek aktardı.

Kanama bozukluğu olan bireylerin diş tedavilerinde uygulanan prosedürler dinleyicilere aktarılırken; diş çekimi, dolgu, kanal tedavisi, implant uygulamalarının uygun faktör desteği ile tecrübeli diş hekimleri tarafından tüm merkezlerde gerçekleştirilebileceği fakat cerrahi işlemlerin hastane ortamında uzman ekipler tarafından yapılmasının daha doğru olacağını katılımcılarla paylaşıldı.

Tüm dünyada yaygın olarak görülen diş eti hastalığı hakkında bilgi vererek konuşmasına devam eden Gülsüm hocamızın aktardığı bilgilere göre ırk, yaş, sosyal veya ekonomik faktörler gibi nedenlerden etkilenmeden dişleri çevreleyen diş eti hastalığının başlıca nedeni, kişilerin ağız hijyenine riayet etmemesidir. Yetersiz ağız temizliği; diş yüzeylerinde plaklar oluşmasına, bu plakların üzerine minerallerin çökmesiyle de tartar denilen taşların oluşmasına neden olmaktadır. Bu taşların diş etleri ve kemiğe yayılmasıyla bu bölgelerde iltihaplanmalar meydana gelerek diş etlerinde şişlik, kanama, çekilme gibi sorunlara yol açarak devamında dişlerin kaybına kadar varabilen problemler yaşanabiliyor.

Dr.Ak, konuşmanın devamında geçmişte diş tedavileri yapılmış kanama bozukluğu bulunan vakalar üzerinden resimli anlatımlarla bu tür kişilerde karşılaşılabilecek ağız ve diş hastalıkları ve bunlar için uygulanacak tedavileri örneklendirdi. Kendi merkezlerinde, ekibiyle birlikte kanama bozukluğu hastalara en üst düzeyde hizmet verdiklerini, diğer şehirlerde bulunan kişilerin de ihtiyaç halinde gerek kendisine, gerekse ekibindeki diğer diş hekimleriyle iletişime geçerek bulundukları yerde en uygun tedaviyi alabilmelerine destek verdiklerini hatırlattı.

Sunumun tamamlanmasının ardından soru-cevap kısmına geçilerek yayından önce web sitede yer alan form aracılığıyla gönderilen, yayın sırasında da izleyiciler tarafından sorulan sorular Prof. Ak tarafından cevaplandı. Hemofili ve diğer kanama bozukluğu olan hastalarda ortodonti tedavisinin artık diğer kişilere uygulanmasından farklı olmadığını ve korkulmaması gerektiği, yalnızca kanamaya neden olabilecek durumlara karşı önlemler alınması gerektiği aktardı. Diş beyazlatma işleminin herhangi bir kanama riski bulundurmadığı ve hastane, fakülte, muayenehane fark etmeden tüm merkezlerde yapılabileceğini, fakat diş taşı temizliğinin kanama riski taşıması nedeniyle önceden bir hematoloji uzmanıyla konsülte edilerek uygun faktör tedavisi altında tecrübeli diş hekimlerince gerçekleştirilmesi gerektiği anlatıldı. Hemofili, von willebrand ve diğer kanama bozuklukları olan hastalarının en az yılda 1 kez rutin diş hekimi kontrolüne gitmesi gerektiğini aktaran Gülsüm Ak enfeksiyon, kist, kanama gibi şikayetleri bulunması halinde bu kontrollerin 2-3-6 aylık daha sık süreçlerde de gerçekleştirilebileceğini hatırlattı.

Konuşmanın bu kısmında yayına dahil olan dernek başkanımız Prof. Dr. Bülent Zülfikar geçmişte kanamalardan kaçınmak için hemofiliklerde diş fırçalamanın bile neredeyse yasaklandığını hatırlatarak bugün içerisinde bulunduğumuz durumda diş sağlığı hizmetinin tüm kanama bozuklukları için çok daha erişilebilir olduğunu söyledi. Ayrıca Transamine kullanımı ve implant uygulamaları gibi konulara da değindi.

Gelen tüm soruların yanıtlanmasının ardından dinleyicilere teşekkürlerini ileten Prof. Dr. Gülsüm Ak, acil vakaların kendileriyle irtibata geçip kendi merkezlerini başvurabileceğini hatırlatarak acil olmayan vakaların da salgın tedbirlerinin hafifletilmesinin ardından hızla kabul edileceğini yeniden hatırlatarak konuşmasını tamamladı. Konferansımıza katılım sağlayamayan ve tekrar izlemek isteyen üyelerimiz için Aile Buluşmamız derneğimizin YouTube kanalında paylaşılmıştır.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Video Galeri

Foto Galeri