Hemofili Derneğine Bağış Yapın Hemofili Derneğine Üye Olun

Anormal Uterus Kanamaları

Anormal Uterus Kanamaları

Türkiye Hemofili Derneğimizin “Geleneksel Aile Buluşmaları"nda bu kez “Anormal Uterus Kanamaları” üzerinde duruldu. Anneler gününde (10 Mayıs 2020), 16.00-17.00 saatleri arasında gerçekleşen 6. Buluşmamızın konuşmacıları kalıtsal kanama bozukluklarının duayeni Prof. Dr. Bülent Zülfikar ile kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Sema Ovalı idi. Buluşmaya 72 ayrı istasyondan izleyiciler katıldı.

Bülent Zülfikar hoca açılışta, tüm annelerin anneler gününü kutladı ve günün anlamına uygun olarak yapılan yayında emeği geçen herkese teşekkür etti. Hemofili taşıyıcılarının ve diğer kalıtsal kanama bozukluğu olan kadınların sorunlarının şifa bulmasının temenni edildiği yayında; özellikle von Willebrand ve diğer nadir kanama bozuklukları bulunan kadınlarda kanamaların göründüğüne, bunun daha yaygın olarak yumuşak dokularda, ağız içi- diş etleri ve menstruasyon dönemlerinde uterus (rahim) kanamaları şeklinde olduğunu belirtti. Taşıyıcı ve nadir kanama bozukları olan kadınlardaki jinekolojik sorunları ve çözümlerini detaylandırmak için sözü Op. Dr. Sema Ovalı’ya bıraktı.

Sema Ovalı hoca sözlerine anneler gününde özellikle bu konuya ilişkin bir yayın yapılmasından olan memnuniyetini dile getirerek başladı. Sunumuna kadınlardaki aylık “Normal döngünün” tanımını yaparak başladı. Adet kanalarının 11 -14 yaş aralığında başlayan, 21-45 günlük döngülerde 7 - 10 gün arasında süren bir süreç olduğunu dile getirdi. “Anormal döngüde” ise pıhtılı kanama olması, kansızlığın meydana gelmesi ve döngünün dışındaki zamanlarda da kanamaların meydana gelebileceğini belirtti. Anormal kanamaya sebep olan faktörleri; yumurtalama sorunları, kanama bozuklukları, stres, gebelik, myom, hormonal bozukluklar, ilaçlar ve kanserler şeklinde sıraladı.

Kanamanın fazla olduğu kişilerde yaygın olarak; ailedeki diğer kişiler ile karşılaştırarak (anne, teyze, vb.) normalleştirildiğini, fakat bunun yanıltıcı olacağını, bu nedenle muhakkak yumurta ve rahim muayenesinin gerektiğinin altını çizdi. Kimi hastalarda, östrojen ve ya progesteronun yeterli olmamasından, kimi hastalarda ise rahmin çok kalınlaşmasından dolayı kanamaların olabildiğini belirtti. Myomların ise özellikle nadir kanama bozukluğu olan kadınlarda, diğer kadınlardan daha çok kanamaya sebep olduğuna dikkat çekti. Tüm bu sebeplerden ötürü en az yılda bir kez doktor kontrolünün teşhis ve tedaviler için önemini vurguladı.

Prof. Dr. Bülent Zülfikar hamilelik sürecinin kadınlarımız için önemli olduğunu belirterek; bu süreçte yaşanabilecek sorunlara yönelik Dr. Ovalı ise; gebelik esnasında faktör miktarına bağlı erken gebelik kanamalarının olabileceğine, yerleşme kanamalarının ise pıhtılaşma bozukluklarında daha fazla görüldüğüne değindi. Uzayan, zorlayan, travmatik ve vakum tekniğinin kullanıldığı doğumların tercih edilmediğine, kişiye özel yapılmış tedavi planı ile hematoloji ve kadın doğum uzmanlarının bu süreçte ekip olmasının gerekliliğine ve önemine vurgu yapıldı. Planlanmış sezaryen tekniğinin en güvenilir doğum yöntemi olduğu belirtildi. Ayrıca; sağlıklı bir gebelik için önceden kontrollerinin yapılmasının gerekliliğine dikkat çekilerek Aile hekimlerine başvurulduğunda gerekli tüm tahlillerin yapılabildiğini belirtti. Başlangıçta teşhis edilen sorunların sürecin daha kolay ve sorunsuz geçmesini sağladığına değindi.

Çoğul ve tekrarlayan gebelikler ile ilgili merak edilenlere Op. Dr. Sema Ovalı; çoğul gebeliklerin kanama bozukluğu olmayan kadınlarda bile fazla kanamaya sebep olduğunu belirterek, rahmin fazla büyümesi ve kasılması ile pıhtılaşma sisteminin devreye girdiğini dile getirdi. Bir kadının tekrarlayan gebeliklerinin olması da rahminin yorulmasına, kasılma ve küçülme yeteneklerinin azalmasına sebep olabileceğini belirtti.

Katılımcılar arasında özellikle Tüp bebek tedavisi ile ilgili sorulan sorulara cevap veren Dr. Ovalı; eğer kişinin faktör düzeyi düşük ise tedavinin başlangıcındaki yumurta toplama sürecinde kanamaların görülebildiğini belirtti. Gebelik gerçekleştiğinde ise normal gebelikten hiç farklı bir seyrinin olmayacağını söyledi.

Prof. Dr. Bülent Zülfikar, demir eksikliğinin önemine dikkat çekerek; iki seferden fazla demir eksikliği ve kansızlık durumu yaşanıyor ise o kişi mutlaka kalıtsal kanama bozukluğu yönünden incelenmelidir dedi. Hatta aile anamnezinin pozitif olması halinde, laboratuvar sonuçlarının negatif çıkmasına bakılmaksızın o kişiye pozitifmiş gibi yaklaşılmalıdır diyerek, demir eksiklikleri ile alakalı ayrı bir eğitim programı düzenlenmesinin yararlı olacağını belirtti.

Aşırı adet kanamaları olanların, 4.günden itibaren Transamine kullanmaya başlamalarını ve buna kanamaları bitene kadar devam etmeli gerektiğini söyleyen Dr. Zülfikar, bunun yeterli olmaması halinde sorunlu kişilere faktör takviyesi yapılmasının yararlı olduğunu belirtti. Kalıtsal kanama bozukluğu olan kadınların ve taşıyıcılarının hayatlarının kolay olmadığına, bu sebeple doğum sürecine önceden hazırlanmak gerektiğine değindi. Doğumun hematoloji uzmanından habersiz yapılmamasına ve kadın doğum uzmanı ile birlikte yapılacak olan doğru tedavi planın hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

Katılımcılardan gelen tüm soruların yanıt bulduğu, taşıyıcılar ve kalıtsal kanama bozukluğu olan kadınların sorunlarına ışık tutan yayınımız 65 dakika sürdü. Katılımcılarımızın seçilen konu ve açıklık getirilen konu başlıkları için tarafımıza ilettikleri memnuniyet mesajları için bizde kendilerine teşekkür ederiz. Konferansımıza katılım sağlayamayan ve tekrar izlemek isteyen üyelerimiz için Aile Buluşmamız derneğimizin YouTube kanalında paylaşılmıştır.

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Video Galeri

Foto Galeri