Hemofili Derneğine Bağış Yapın Hemofili Derneğine Üye Olun

Kalıtsal Kanama Bozukluğu ve Koronavirüs Aşılama Rehberi

Kalıtsal Kanama Bozukluğu ve Koronavirüs Aşılama Rehberi

Tüm dünyada görülen COVID -19 pandemisi 1 yılı aşkın bir süredir devam etmektedir. Yaklaşık 8 aydır hastalığın etkeni olan SARS CoV-2 virüsüne karşı geliştirilen aşı çalışmaları olumlu sonuç vermiş ve 22 Aralık 2020 tarihinden itibaren bazı ülkelerde (İngiltere, İsrail, Bahreyn, BAE, ABD…) başlayan aşılama çalışmaları, ülkemizde de 4 Ocak 2021’den itibaren riskli guruplara uygulanarak başlamıştır. Ülkemizde şu ana kadar 1.200.000 dozdan fazla aşı yapılmıştır.

Kalıtsal Kanama - Pıhtılaşma bozukluğu olan kişiler, Coronavirüsler için ayrıca risk faktörü taşımamalarına rağmen, yine de aşı olmanın kendilerine olumsuz etkiler verebileceğinden endişe etmektedirler. Endişelerinin giderilmesi amacıyla bu COVID-19 Aşı Rehberi hazırlanmıştır. 

Sizi takip eden doktorlarınızın aşılama sürecinde yapacağı uyarıların, bu rehberdeki genel bilgilerden daha önce geldiğini unutmamanızı öncelikle belirtmek isteriz. Bu nedenle tedavi ve takibinizi yapan doktorlarınızla yakın ilişkide olmanızı tavsiye ederiz. 

Şu anda dünyada kullanımda olan; 2 mRNA kökenli COVID-19 aşısı (Pfizer-BioNTech firması ve Moderna firmasına ait), 2 inaktif virüs aşısı (Sinopharm ve Sinovac aşı) ve 2 viral vektör aşısı (Sputnik V ile Oxford / Astra-Zeneca aşıları) acil kullanım izni alarak piyasaya sunulmuştur. Ayrıca 37 farklı aşının faz 3 çalışmaları da sürmektedir. Ülkemizde ise devam eden 17 ayrı aşı çalışması vardır. Bunlardan 1 aşı faz 1 çalışmasını tamamlamışken, 5 aşı da klinik öncesi çalışmalarını tamamlayarak faz 1 çalışması için müracaat etmiştir. Yıl içerisinde yerli aşımızın kullanıma sunulabileceği düşünülmektedir.

Özellikle hemofili ve diğer kanama pıhtılaşma sorunu olanları izleyen tedavi merkezleri ve kliniklerle yakın işbirliği içinde olan derneklerin, üyelerini Coronavirüse karşı geliştirilen aşılar hakkında bilgilendirmelerinin gerekli olduğu açıktır. Bu şekilde bu gönüllü kuruluşlar hem üyelerinin, hem de hastalarının aşılama programına etkin bir katkı sağlayabilirler.

Kanama pıhtılaşma bozukluğu olan kişilerin COVID-19'a yakalanma veya hastalığı toplumdaki diğer bireylerden daha ağır şekilde geçirme riski yüksek değildir, bu nedenle aşılama için öncelikli grup olarak kabul edilmezler.

Tüm COVID-19 aşılarını üreten firmalar üretim bilgilerinde, aşıların kas içine (intramusküler) uygulanmasını önerilirken kanama sorunu olanlara da bu şekilde yapılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Aslında bu aşıların deri altına (subcutan) yapılması teorik olarak aynı etkiye sahiptir. Bu uygulama doktor önerisiyle 25 - 27 numara ince uçlu iğne kullanılarak yapılabilir. Ancak aşıların çoğu üretim aşamasında hazır şırınga içinde sunulduğundan bunun kullanılması gerekmektedir ve bu nedenle alternatif bir iğnenin kullanılması da tavsiye edilmemektedir.

Aşının yapılacağı bölgeye (omuza) olası kanama ve şişmeyi önlemek için aşı enjeksiyonundan 5 dakika önce buz uygulanmalıdır. Buz uygulama işlemine aşı yapıldıktan sonra da 10 dakika süreyle devam etmek gereklidir. Daha sonra 4 saat süreyle aşı yapılan yerde kanama olup olmadığından emin olmak için enjeksiyon bölgesi elle yoklanarak değerlendirilmelidir.  

Enjeksiyondan sonraki 1-2 gün kolda hissedilen rahatsızlık, basınç ve sıcaklık artışı ilave bir rahatsızlığa neden olmadıkça endişelenmemelidir. Herhangi bir beklenmeyen olay (hematom, alerjik reaksiyon) görüldüğü takdirde sizi takip eden hemofili tedavi merkezine / kliniğine veya Sağlık Bakanlığına ait birimlere bildirim yapılması unutulmamalıdır.  

Hastalar, hafiften ağıra kadar değişen alerjik reaksiyon (ateş, sıcaklık, kızarıklık, kaşıntılı deri döküntüsü, nefes darlığı veya yüzde veya dilde şişlik) yaşarlarsa, derhal acil sağlık merkezleriyle iletişime geçmeli veya en yakın hastanenin acil servisine gitmelidirler. 

Henüz ülkemizde satışta bulunmamasına rağmen bazı hemofili A hastalarımızın klinik çalışmalar bünyesinde polietilen glikol (PEG) içeren yarı ömürleri uzatılmış faktör konsantreleri kullandıkları bilinmektedir. Bu hastalarımızdan PEG’e karşı alerjik reaksiyon öyküsü olanlar kendilerini tedavi ve takip eden doktorlarıyla aşı cinsini seçerken bu hususu dikkate almalıdırlar. Çünkü Pfizer - Biontec aşısı ve Moderna firmasına ait mRNA aşılarında yardımcı madde olarak PEG bulunmaktadır.  

Ağır ve orta derecede hemofili hastaları için aşılama; aşılama öncesi bir doz Faktör VIII (FVIII) veya Faktör IX (FIX) yapılması kanama olma endişesini ortadan kaldıracağından tavsiye edilen bir durumdur. Hafif hemofilikler için bu tür önlemlere gerek yoktur. Geçmiş bilgi ve tecrübelerimiz bu faktörü uygulamanın, aşılamayla aynı gün değil, 1 gün öncesinde yapılması şeklindedir. 

Ülkemizde ruhsat alan ancak, SGK tarafından geri ödeme listesine alınmadığı için henüz yaygın olarak kullanılamayan Emicizumab (Hemlibra) tedavisinde olan inhibitörlü veya inhibitörsüz hemofili A olguları ise ek faktör uygulamalarına gerek olmadan herhangi bir zamanda rahatlıkla aşı olabilirler.  

Tip 3 von Willebrand Hastalığı (vWD) olan kişiler, tıpkı hemofililer gibi 1 gün öncesinde vWF-FVIII içeren faktör konsantrelerini yaptırdıktan sonra aşılarını olabilirler. Tip 1 veya Tip 2 vWD olan kişiler ise tedavilerini yapan merkeze / kliniğe danışmalı, kendilerine DDAVP, traneksamik asit gibi ilave ilaçlar kullandıktan sonra aşı olmalıdırlar.  

Tüm nadir kanama bozukluğu kişiler, trombositopenisi bulunanlar veya trombosit fonksiyon bozuklukları olanlar dahi aşılanmalıdır.  

Hemofili A, hemofili B, von Willebrand hastalığı başta olmak üzere tüm kanama bozukluğu bulunanların; gerek profilaktik, gerekse kanama hallerinde faktör kullanıyor olsalar dahi (bir yandan tedavileri sürerken) koronavirüs aşılamasına karşı özel bir engelleri bulunmamaktadır.  

Ayrıca inhibitörlü hemofililerden immun tolerans tedavisi alanlar; Hepatit C ve HIV tedavisi devam edenler veya benzeri durumlarda bulunanlarında aşılanmalarında bir sakınca yoktur. Aşı olmalıdırlar. 

Yine kalıtsal kanama bozukluğu olup, bir yandan da bağışıklığı azaltan kortizon, diğer immünosupresif ilaçları kullanan hastalarında aşılanmaları için mahsur bulunmamaktadır.  

Aşının yapılamayacağı sadece birkaç özel durum vardır. Hamile olan veya emziren kadınlarda aşılamanın güvenliği için veri eksikliği olduğu için takiplerini yapan doktorlarıyla birebir görüşerek aşı olma kararı vermelidirler.  

Yaygın aşılama yapan ülkelerde önemli alerjik reaksiyon öyküsü olan kişilerin Pfizer - BioNTech firmasının aşısını olmaları konusunda daha dikkatli olunması tavsiye edilmektedir.

Öte yandan hemofili ve kalıtsal kanama bozukluğu bulunanlar arasında devam eden COVID-19 aşısı klinik çalışmasına katılmış olanlar durumlarını çalışmayı yapan araştırmacılarına bildirilmelidirler. 

En yakın zamanda COVID-19 pandemisinin, aşı ile önlenebilir hastalıklardan biri halini almasını ve insanoğlunun bu durumdan edindiği çıkarımlarla yeni normale (great reset) dönmesini diliyoruz. 

*Dünya Hemofili Federasyonu (WFH), Avrupa Hemofili ve Benzeri Hastalıklar Derneği (EAHAD), Avrupa Hemofili Birliği (EHC) ve ABD Ulusal Hemofili Vakfı’nın (NHF) önerileri Türkiye Hemofili Derneğimizin Bilim Kurulu üyelerince gözden geçirilerek bu rehber hazırlanmıştır.

 

Bu Haber Hakkında Ne Söylemek İstersiniz?

UYARI: T.C. kanunlarına uymayan, konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren, inançlara saldıran, şiddete teşvik eden ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

Bu Habere 3 Yorum Yapılmış

  • Hayriye cansever
    2021-02-07 13:27:23

    Artık bizde deri altı tedavisi alan kısma girmek istiyoruz. Bizde her hangi bi tarihte faktöre yada korumaya ihtiyaç duymadan gidip aşılarımızı yada tedavilerimizi olmak istiyoruz.

    Cevap Ver 0 0
  • Hasan dalkılıç
    2021-01-31 23:49:48

    Hemoli hastası bizim aşı olmamız gerekiyormu bize yan etkisi olurmu 59yaşındayım saygılar

    Cevap Ver 0 0
  • Bülent
    2021-01-31 00:14:55

    Biz Hemofili Hastaları ne zaman Aşı olacağız tarih belli mi

    Cevap Ver 0 0

Tüm yorumları okumak için tıklayın

Video Galeri

Foto Galeri